Zac Posen, bir kez daha zamanda yolculuğa çıkıp, zamansız tasarımlarla geleceğe dönüş yapıyor. Kreasyonları, aradan uzun süre geçse de, yaratıldığı andaki anlamından hiçbir şey kaybetmiyor. Ünlü tasarımcı, 2010 Sonbahar/Kış koleksiyonunda Baltık denizi ülkelerinden ilham alıyor. Özellikle de Letonya’nın başkenti Riga’dan… Riga ’nın sanatsal mimari dokusu, Posen ’in kreasyonlarındaki heykelsi formlarda kendini gösterirken; zamansız silüetlere dönüşüyor.
1940’ların çizgilerini kendine has genç yorumuyla, 2010 Sonbahar/Kış koleksiyonuna taşıyan Zac Posen , bir kez daha modern klasik bir stile imzasını atıyor. Tasarladığı ceketler ya bele oturarak 40’lara ait o asil havayi çağrıştırıyor ya da bir pelerin gibi omuzlardan dökülerek sonbaharın mistik havasını yansıtıyor. Paltolarda kullanılan geniş yakalar, elbiselere eşlik eden uzun eldivenler ve kreasyonların geneline hakim olan hacim oyunları, net çizgi ve mimarı formların bir hikaye oluşturduğu koleksiyonda ortaya çıkıyor. Teknolojik, fonksiyonel ve yumuşak kumaşlarıyla dikkat çeken kreasyonlar arasında, dar kesimli kokteyl silüetleri, yaka ve cep detaylarında abartılı proporsiyonlar, plise ve farbalalar ile zenginleşen tasarımlar baş rol oynuyor.










